Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

T.C.
Bölge Adliye Mahkemesi
Konya 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2025/767
Karar No: 2025/899
Karar Tarihi: 13-05-2025
TAZMİNAT DAVASI – DAVACI ARACINDA OLUŞAN DEĞER KAYBI TAZMİNATI İSTEMİ – DEĞER KAYBI ZARARININ DURUMA UYGUN
ŞEKİLDE BELİRLENDİĞİ – MAHKEME KARARINDA USUL VE ESAS YÖNÜNDEN YASAYA AYKIRILIĞIN OLMAMASI – DAVALI VEKİLİNİN
İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ

ÖZET: Dava, davacı aracında oluşan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Somut dosyada;
Yargıtay uygulamaları doğrultusunda kaza tarihine göre uzman bilirkişi tarafından aracın modeli,
markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın
iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi
hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el
piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi yapıldığından,
davalının haksız fiil sorumlusu olarak zarardan sorumlu olduğu; resimlerde görülen hasarda davalının
savunmasının aksine arka çamurluk üzerinde de boyama yapıldığı, ayrıca arka stop lambası üzerinde
de işlem yapıldığı ekspertiz raporu ve kazalı araç resimlerinden, faturalardan anlaşılmış olup, boyanan
kaporta ve oluşan hasar miktarına göre de açıkça kaza tarihine göre yapıldığı belirtilen zararın uygun
olduğunun da anlaşılmasına göre de, değer kaybı zararının duruma uygun şekilde belirlendiğinden,
davalı sigortanın buna ilişkin itirazının reddi gerekmiştir.
(2918 S. K. m. 52) (6100 S. K. m. 341, 355) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk
Sigortası Genel Şartları A. 1)
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya
istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle
heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının kusurlu davranışı nedeniyle aracının
hasar gördüğünü bu kapsamda 500,00 TL değer kaybı bedelinin davalı taraftan alınarak davacıya
verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesinde neticeten 115.000,00 TL değer kaybı bedelinin
davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu 03/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; sair hususlar hakkında
cevap ve itirazlar hakları saklı kalmak kaydıyla, cevaplarının kabulüne, sayın mahkememiz aksi
kanaatte ise maddi ve hukuki gerekçeleri mesnetsiz bulunan davanın reddi ile yargılama masrafları ve
vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin kararı ile; “Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
Genel Şartlarının, “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.1 maddesinde “sigortacının poliçede tanımlanan
motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara

uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki
sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği… ” öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından
doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden
hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk
Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç
ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği,
meydana gelen zarar nedeni ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm
kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi
gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının davasının KABULÜ İLE; 115.000,00 TL değer kaybı TL’nin temerrüt tarihi olan
13/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek Yasal faizi ile birlikte davalıdan (Poliçe limitleri ile sınırlı
olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE” şeklinde
hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas
alınarak hüküm kurulduğunu, herhangi bir kusur tespiti yapılmadan kaza tespit tutanağı tekrar edilmiş
olup dosyanın kusurun tespitinde en yetkili kurum olan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne tevdi
edilmediğini, dosyada değer kaybı hesabı olarak bulunan 115.000,00 TL değer kaybının fahiş olup
değer kaybı hesaplamasının Genel Şartlar uyarınca yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi
raporundaki rayiç bedel tespitine ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, yeniden yargılama yapılarak
kaza ile hasar arasındaki illiyet bağının denetime elverişli ve gerekçeli bir biçimde araştırılması, kaza
öncesi davacıya ait aracın hasar kayıtlarının incelenmesi, aracın parçalarının orijinal olup olmadığının
tespiti ve değer kaybı hesabının usul ve yasaya uygun yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf
taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda yeniden
yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine
karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf
incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re’sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık
halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, davacı aracında oluşan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
30.04.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketince İMM sigortası kapsamında bulunan …….. plakalı araç ile
dava dışı …….. plakalı araç ve davacıya ait …….. plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, davacı
aracının hasarlandığı, kazanın oluşumunda davalı sigorta tarafından Genişletilmiş KASKO sigortası
kapsamında sigortalı olan …….. plakalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu iddiası ile bu aracın
ZMMS’ne yapılan başvurunun poliçe limitinin dolduğundan bahisle reddedilmesi üzerine aracın İMMS
sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden davacı aracında oluşan hasardan kaynaklı değer kaybı
tazminatı talebinde bulunulduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde verilen
karara karşı davalı sigorta vekilince aşağıda gösterilen sebeplerle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Davalının kusura itirazının incelenmesinde;
Kaza tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün
KTK’nın 52/1-a maddesi kuralını ihlal ettiği, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin herhangi bir
kusurunun bulunmadığı görüşünün bildirildiği, mahkemece adli trafik bilirkişinden alınan 31.08.2024
tarihli raporda …….. plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, dava dışı
…….. plakalı kamyonet sürücüsünün ve davacıya ait …….. plakalı araç sürücüsünün kusurunun
bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, raporda kazanın oluşumunun ayrıntılı olarak irdelenerek raporun
tanzim edildiği, kazanın sigortalı araç sürücünün araç hakimiyetini kaybederek önce dava dışı
kamyonete, sonra savrularak davacı aracına çarpması ile gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre, kaza
tespit tutanağı ve olayla uyumlu olan kusur raporunun hükme esas alınmasında bir yanlışlık
bulunmadığı anlaşıldığından, kusura itirazının reddi gerekmiştir.
2-Değer Kaybı hesabına itirazın incelenmesinde;
Davaya konu olan olayda davacıya ait araç hasara uğramıştır. Bu durumda sözü edilen aracın
onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının
kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış
durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara
uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.
Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda kaza tarihine göre uzman bilirkişi tarafından
aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı,
davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın
kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten
sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi
(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 14/06/2017 tarih ve 2016/13290 E., 2017/6752 K sayılı kararı)
yapıldığından, davalının haksız fiil sorumlusu olarak zarardan sorumlu olduğu; resimlerde görülen
hasarda davalının savunmasının aksine arka çamurluk üzerinde de boyama yapıldığı, ayrıca arka stop
lambası üzerinde de işlem yapıldığı ekspertiz raporu ve kazalı araç resimlerinden, faturalardan
anlaşılmış olup, boyanan kaporta ve oluşan hasar miktarına göre de açıkça kaza tarihine göre yapıldığı
belirtilen zararın uygun olduğunun da anlaşılmasına göre de, değer kaybı zararının duruma uygun
şekilde belirlendiğinden, davalı sigortanın buna ilişkin itirazının reddi gerekmiştir.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,
mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya
aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge
ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme
kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf
başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya
aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı …….. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın
353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 7.855,65 TL harçtan peşin alınan 1.964,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.891,25
TL harç giderinin davalı …….. Anonim Şirketi’nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK’nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi
yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk
Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar

itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile karar verildi.
13/05/2025 (¤¤)

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?